Gittiniz Geleceksiniz sandım, kapılarda durdum. Gelseydiniz Gideceksiniz sanır, kapılarda dururdum. Anladınız Bir şey vardır elbet,siz hiç değilsiniz. Anlamadınız Bir şey, biri vardır. Siz herkes değilsiniz.
Yalnızlık üstüne konuştum-konuştum. Beni dinleyen olmadı. Neden yalnızlık üstüne konuşulduğunu anladım. Konuşacak bir şey kalmadı. ( Ademoğlunu kimse öldüremez, kimsesizlik öldürür.)
Köprüler… İpten, Tahtadan, Demirden köprüler. Bir gün karşıya geçmek yasaklanırsa Güven kazanır, köprüler ölürler.
Sevgi emek değil! demek ister bir şeyi, bir başkasına. Sade’ce onu özel kılmak için.
Oysa bir gülümsemen yeterdi, Cami avlusunu yuva yapmış kumruları heyecanlandırmaya. Kaynak : ayberkgkirmaz.blogcu.com
Şimdi şu ağaç yapraksız, Dalları kırık. Bulutla dövüşen güneşe perde oluyor birde! Üzerine baş harfleri kazınmış ayrılığın; Şimdi ondan ne bir masa olur, ne de sandalye. Oysa...
Hiç bir olur mu, Unutmak isteyip unutamayanlarla, Unutmamak için çırpınanlar? Aynı sonu , Aynı hikayeyi, Ayrı yalnızlıkları paylaşırlar...
Buz tutmuş elektrik telleri ,ağaçlar.. Bu gece, sadece kuşlar donmasın diye ağlayabilirim. Sırf hiç basılmamış kar yığınları bozulmasın diye, Sokaklara bile çıkmayabilirim. Yalnızlıklar doğurur insanlar, Kendi boyunca ,ömür...
Kar yağsın bütün köprülerin üstüne, Artık karşıya geçmek olmasın. Bir dilekti bu, diliyorum ki; İnsan,insan’a kuşkuyla bakmasın.
Oysa bir gülümsemen yeterdi, Cami avlusunu yuva yapmış kumruları heyecanlandırmaya.
gözlerin nereleri izler şimdi, dudakların kimi öperken bükülür ve kim bilir yalnızlığını ne denli yükseklere saklamışsındır, sen. kapıdan çıkıp giderken, “seni bir kez daha görmeyi düşünmek…” düşünmek,...
Ölümden konuşuyormuş insanlar duydunuz mu? Bu görmemiş insanın, görgüsüzlüğü ile eşdeğerdir…
(Yanlış Yere Baktıkça,Doğruyu Aramak İçin Hırslanan İnsanlar Matinesi) Beyazdan daha siyah ayaklarıyla, Şarkı söylüyordu kadın… Çıkmış siyah bir basamağa, Bir sevdiği varmış Ve Bir çok sevmediği… Anlattıklarına bakılırsa… Kimse duymuyordu...
şehirden,kalabalıktan kaçıyormuş insanlar, evlerini taşıyorlarmış uzağa… insandan kaçıyormuş insan, kim inanır ki buna… oysa yadırgamadan baktınız, en haki gözlerle insana… korudunuz insanı, yine insandan … ve adını koydunuz, “cesurca”… bana...
Sahte bir gülüş daha büyüktür hayatta, Sahte ağlamalardan… Birinin kazanılmamış bir onuru, diğerinin ise kaybedilmiş bir onuru vardır..
“Ben,aşkımdan ölürüm”… Bunlardan bu zamanda çok… “Ben,Aşkla yaşarım”… Bunlardan bu zamanda yok… Çünkü ilk onlar öldü…