BİR ŞEHİR EFSANESİ/HER AŞKTA BİR HAYIR VAR(2)
“bir zaman sonra bu şehri de tanıyacağım,
seni tanımadığım kadar...
sokak sokak dolaşacağım,
kaldırım kenarlarında oturacağım,
çöpleri karıştıran yavru kedileri okşayacağım,
-sahiplenirim kim bilir..?-
topuklarımda eskiteceğim caddelerini,
birbirinden uzak düşüncelerin arasından geçeceğim,
o kadar gizleneceğim ki;
kimse beni tanımayacak...
dudaklarımda bir şarkı,
bedenim çıplak,yürüyeceğim,.
Gelene geçene gülümseyeceğim,
Soran olursa senden bahsedeceğim.
Sonra hayat hızlanacak,
Ben koşacağım,koşacağım...
Mutluluktan değil,
Bir gün yorgunluktan bayılacağım
...”
İşte böyle...
şiirler yazıyorum dibi aydınlanan mey şişelerine.hiç gitmediğim meyhanenin her zaman ki sandalyesinde..
Dışarıda kar yağıyor.-bu şehre geldiğimden beri gördüğüm en güzel şey...-sokaklara dağılıyorum,bin bir hece...saçlarıma düşürüyor incilerini...zamanla seni hissediyorum kirpiklerimin ucunda,eriyen beyazlara dualar ediyorum...vedalaşıyoruz seninle.yoksul bir bankın kenarında ve göz kapaklarım karşılıyor yarının zifiri karanlığını,daha uyku faslında....
* * *
Kayıkhanenein başucunda uyanıyorum.
yola çıkan balıkçıların sesleri ilişiyor kulağıma.
gökyüzünde kırmızıya çalan sarılar,göçebe kuşlar eşlik ediyor kıyıları uyandıran motor seslerine.
öylesine kıskanıyor ki insan bilemezsin.kuyruğuna takılıyorum birinin.
denizin diyarlarında şehir ufacık kalıyor gözlerimde,insanlar kayboluyor,birer beşer..
Denizleri kazıyor balıkçılar,gümüş madenleri ararcasına.
ağlara takılıyor bir kaç bin tanesi ve yalnızca bir kaç tanesi tutunuyor yeniden mavi sevdalarına.
benimse el oltamın ucunda yosun parçaları..
şehrin yatağı soğumadan veda ediyorum balık pazarına.
Camdan cama sevdaların asılı olduğu bir sokakta evcilik oynayan çocukları görüyorum.
anılarımızın tozlarına bulandığımızda,dünyayı umursamazca kurduğumuz düşlerden konuşuyorlar.
yarım kalan umutları,çocuksu mutluluklarına tamamlıyorlar,
hiç düşünmedikleri sorularda...
nedendir bilmem...
oturup izleyesim,seni düşleyesim var.
yalın ayak çamura bulanmalıyım sanki.
öylesine çocuğum,öylesine yokum ki...
ben hayallere dalıyorum,dalıp dalıp gidiyorum.
bulutlar sarıyor çatıların tepelerini,
usulca döküyor birikmişini üzerimize.
ben beton gövdeli ahşap binaların gölgelerinden yürüyorum,
...kuru kalmak pahasına.
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazilmistir « Önceki - Sonraki »