BİR ŞEHİR EFSANESİ/VURULDUK(3)
ben ve sarhoşluğum
düşlerimizin alnından vurulduk.
öylesine yalnızdı ki şehir,
öylesine boştu ki sokaklar
kimse görmedi bizi vuran gölgeleri.
ki biz kulaçlarımızla dövdük
sensizliğin denizini,
herhangi bi gün
kendimizi bu yalnız ve gri şehirde bulana dek.
dalga seslerinde değil,
onlara karşı içtiğimiz kadehlerde boğulduk.
boş şişelere mektuplar attık adressiz.
kaçı yosun tutmuştur kimbilir,
kaçı karışmıştır derinlere...
kumsala ayak izlerimizi bıraktık,
renkli uçurtmalar uçururken...
duyarsan ,
görürsen...
Şimdi...
Mezar taşlarından yapılmış
bir caminin sesine irkildim.
beni omuzlarında bir tepeye çıkardı
bi kaç eski dost.
köpük köpük maviler
kıyıları dövüyordu öldüresiye...
öldüresiye...
Vurulduk...
ben ve sarhoşluğum
sırtımızdan vurulduk...
sen görmedin...
belki de görmemeliydin.
nasıl başıboştuk,
nasıl da üşüyorduk.
cebimize sakladığımızdı biraz barut
ve sürekli büyüyen mutsuzluk...
ben bu şehirliyim şimdi
biraz toprak kokuyorum ama
illa ki seninim...
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
1 yorum yazilmistir « Önceki - Sonraki »